 |
|
|
|
|
|
Sizlerden gelen düzyazı ve şiirleri aşağıda okuyabilirsiniz.
Sizin de yayınlanmasını istediğiniz düzyazı ve şiirleriniz varsa gönderin, yayınlayalım. Sağdaki resme
veya buraya tıklayarak gönderebilirsiniz.
|
|
| Gönderen : Umut SEYHAN, 23/04/2007 | ÖREN İ YAŞAMAK
Yazıma başlamadan önce, Ören gibi bence Türkiye’nin en şirin sahil kasabasının gerek yazılı gerekse görsel medyada çok az yer aldığı düşüncesindeyken, nihayet internette surf yaparken karşılaştığım bu site beni oldukça memnun etti. Bu sitenin kuruluşunda emeği geçen kişi ve kurumları tebrik ediyorum.
Benim Ören’le tanışmam 1 yaşına tekabül etmektedir. O dönemde aile büyüklerim hem koca bir yılın stresini atmak hem de biz torunlarının nezih bir ortamda yetişebileceğimiz, yıllar süren dostluklar kurabileceğimiz, şehrin bunaltıcı, stres dolu yaşantısından sıkıldığımız zaman sığınabileceğimiz yazlık bir ev arayışındalarmış. Ayvalık’tan yazlık alma planı ile yola çıkan aile büyüklerim tesadüfen gördükleri Ören’e hayran kalmışlar ve hiç düşünmeden bu şirin yerden yazlık almışlar. Bugün düşündüğüm zaman onların bu kararının ne kadar doğru olduğunu gerek fiziksel gelişimimiz gerekse ruhsal gelişimimize baktığım zaman daha net anlamaktayım. Tabi siz şimdi herhangi bir yerdeki yazlık evin fiziksel gelişimi nasıl etkilediğini merak ediyorsunuz. Şöyle açıklayayım; Ören, İsviçre’deki Alp dağlarından sonra en yüksek oksijen oranıyla tam bir doğal sağlık merkezi durumunda, ayrıca altın rengindeki ince kumları ve ılık sayılman denizi, orada kaldığınız zaman içerisinde kendinizi çok sağlıklı ve zinde hissetmenize sebep olur. Bir de bu işin 25 yıl boyunca her yıl yapıldığı düşünüldüğünde, Ören’de yetişip büyüyen bir insanın ne kadar sağlıklı olabileceğini tahmin etmek hiç de zor değildir. Tabi bir de işin ruhsal gelişimi var, onu da şöyle açıklayayım; evimizin bulunduğu sitede her yaştan arkadaş grubunun ve ailelerin 25 yıl boyunca süren kalıcı dostluklarının kişisel gelişimimiz üzerinde olumlu etkileri olmuştur(.Bu arada COŞKUN SİTESİ’ni yapan Atilla amcaya, hayatım boyunca örnek aldığm Tamer amcama, Hülya Teyzeme, Tuğçeye, Ece ablama teşekkür etmeden geçemeyeceğim).
Aslında Örene gelmeden, havasını teneffüs etmeden, doğasını görmeden, bozulmamış sıcacık Ege köylüsünü yaşamadan bunları anlamanızı bekleyemem. Ama yine de Örenin anlatılacak o kadar çok yönü var ki, mesela dünyada güneşin batışının en net izlenebildiği yerlerden birisi olan Ören de tepedeki çay bahçelerinde çayınızı yudumlamanın verdiği hazzı, sadece doğasıyla değil tarih boyunca değişik medeniyetlere ev sahipliği yapması, dünyada paranın ilk basıldığı coğrafya olmasının verdiği hazzı yaşamak bile Ören’i anlatmaya yetmez...
Umut SEYHAN 23 Nisan 2007
|
|
|
|
|
|
|
|